free-BEDİRHAN GÖKÇE-ULUCANLAR CEZAEVİ (3.Bölüm) - Mp3 indir
Keşfet
Bağlan
BEDİRHAN GÖKÇE-ULUCANLAR CEZAEVİ (3.Bölüm)
Ekle
Hatilla Hun
5 months ago
Lan kamerman sen ne yapmisin - böylemi cekilir ya..
mutfaktaki saribez
4 months ago
Sağ görüşlü bi insan olarak soyluyorum burda yaşananları gorunce hissedince hicbir idoloji hic bir görüş idamı haketmiyor solcusuda bizim insanımız sagcisida biz birlikte turkiyeyiz.nice fidanlarla kiymislar nice hayatlar sondurmusler yazik.hepsi olduğu yasta kaldi hepsi bir genc fidan😢😢
Toprak 1920
4 months ago
Ne Sagci ,,,Ne Solcu ,,, Önemli olan insan olmaktir . Eger insansan sarilirsin hem Sagcinin hem Solcunun Boynuna kardes gibi .
Ahmet Tevfik Ozan
11 months ago
TAŞ VE DEMİR GURBETİ\n\n \n\nSen, gurbet\nuykularını bilmezsin\n\nBölünmüş parça\nparça geceler boyunca...\n\nVe bilmezsin,\nsızısını gurbetin\n\nSessiz sessiz bir\nkenara uzanmayınca!...\n\n \n\nÖnce ceylan gözlü\nkızlar gelir\n\nSonra ihtiyar\nkadınlar...\n\nSen ağlamazsın,\nağlayamazsın ama\n\nTaş duvar\nağlar!...\n\n \n\n‘‘Ak bir yemin\nüstüne bir damla kandır, Mamak!\n\nVe veliler\nsofrası.. tuzu nur, ekmeği nur!\n\nYak, bir günah\nuğruna binlerce sevabı yak!\n\nİsm-i Rahim, gün\nolur: ‘‘Kahhar’’ la bir okunur!\n\n \n\nKatlanır her günü,\nbiçilir; bir ateş kaftan olur!\n\nYağar nurani\nhayaller, gözü yaşlı semadan...\n\nKatleder sükutu\nçığlık, ekmeği taştan olur.\n\nKimse bilmez nice\nah yükselir, Ankara’dan...\n\n \n\nİçten içe yanıyor\neşya da, kimse bilmez!\n\nLav saçıyor\nciğerim, sema bir kızıl yorgan..\n\nTenim ateş\nkanıyor; yol,;buz olsa gidilmez!\n\nCan kelebek ve\nfakat her çiçek burada kan!...\n\n \n\nSen gurbet\nuykularını bilmezsin\n\nBölünmüş parça\nparça geceler boyunca...\n\nVe bilmezsin,\nsızısını gurbetin\n\nSessiz sessiz bir\nkenara uzanmayınca!...
Ahmet Tevfik Ozan
11 months ago
MEKTUP\n\nZaman, bir\nakrep gibi gönlüme aksın diye\n\nAldılar\nAnacığım, herşeyimi aldılar !...\n\nEritilmiş\nbir kurşun denizinde herşeyim\n\nHerşeyimi,\nansızın alev aldı sandılar !\n\n \n\nTaş duvar,\ndemir kapı, dünyadan kopmuş günler\n\nAsırlık bir\nhasretle üstüme kapandılar..\n\n \n\n‘‘...Ah\nanam, ah anam, ah iki gözüm\n\nGün gelir,\ngün geçer.. Allah büyüktür!\n\nHer ana taş\nbasar bağrına bir gün.\n\nVatan borcu,\nnamus borcu bir yüktür…”\n\n \n\nKar’ı düşer,\nyeşil çimen üstüne \n\nŞahini yel\nolur, düşman üstüne\n\nVatan bu,\nsevdalar sevdası bir şey\n\nÇilesi gül\nolur, diken üstüne...\n\n \n\nSabah olur,\nakşam olur, gün batar\n\nKubbelerden\ndamla damla nur akar \n\nBizim\ngönlümüzde, üç çifte kayık\n\nBir batar,\nbir çıkar, bir yana yatar...\n\n \n\nGün gelir,\ngün geçer, Allah büyüktür!\n\nHer ana taş\nbasar bağrına bir gün \n\nVatan borcu,\nnamus borcu bir yüktür!...
Ahmet Tevfik Ozan
11 months ago
MAPUSHANE DİLİYLE YILDIZLAR ÜZERİNE\n\n \n\n       Çocukluğumuz\n, Harputta geçti… Karların kalkmasıy­la, Buzluk Yaylası’na at, katır sırtında\nbaşlayan yolcu­luğumuz, bizi çocuk gönlümüzün en uzak diyarına ta­şırdı... Bir\ngün, uzaktaki bir akrabaya  ziyarete\ngider­ken, tren raylarını ve treni ilk kez gördüm… Ufukta kay­bolan tren\nraylarına bakarak bunlar, kimleri nerele­re götürüyor?., halbuki herkes\nbizim gibi evinde, bar­kında oturmuyor mu?..diye kendi kendime sormuşt­um.\nÇocuk gönlümde, cevabını (bu trenler, nine­min ... oğul !..uzaklaşma, yoksa\nseni yel aparır” sözle­rinde geçen, rüzgârların \ninsanları kaçırdığı tuhaf ve uzak diyarlara gidiyor...) şeklinde\nbulmuştum.\n\n       Nice yıllar sonra ben, yetmişli\nyıllarda; genç bir tıbbiye talebesi olarak, yine bu raylar üzerinde Ankaraya\ngittim. Ninemin aman oğlum dikkat yel aparır... dediği\ndiyarlara...\n\n       Birkaç yıl böyle geçti. Bir renkli\nfotoğrafa tek renk şeffaf bir jelatin kağıdı geçirirsiniz; renkler kaybo­lur,\nkişiler ve eşyalar, evler, bahçelerin üzerine bir gölge düşer; bir tuhaf olur,\nişte öyle... Anarşi, üniver­site ilk yıllarının allı-pullu Ankarasını böyle\ntek renkli cehenneme çevirdi.\n\n       Arkasından\nöğrenci olayları, öğrenci dernekleri ve basın davaları geldi. Kendimizi Ankara\nKapalı Cezaevi 1. Kısım 2. koğuşunda, elliye yakın öğrenci arkadaşla birlikle\nsoğuk taş duvarların arasında bul­duk.\n\n        Hani masallar vardır: kan emen\nvampirler, güneş doğup ışıkları vücutlarına değince kül olup dağılırlar..?\nBunun gibi,ama tuhaf;bütün cezaevlerinde tutukluları tenlerine Gece değer kül\nolur dağılırlar(!)  diye  hep Güneş batmadan koğuşlara kapatırlar.\nGünlerce, ay­larca, yıllarca hep böyle!...\n\n        Bir gün Ankara-Kapalı Cezaevi l. Kısım\n2. Koğu­şunda inanılmaz bir şey oldu. Gece bir firar ihbarıyla, bütün\ntutukluları dışarı çıkardılar. Bir yeşil vadide akan, duru bir nehirde yüzmek\niçin vadiye koşan şen-şakrak. çocuklar gibi dışarıya çıktık. Hayret!...\n\n        Kimimiz davarlara yaslandık, kimimiz\nyerlere oturduk, kimimiz sırtüstü yattık, uzandık.. Ama hepi­miz çığlık çığlık\nbir sevinçle onları doyasıya seyret­tik. Aaa  şunlara da bak!.. peki, şunlar hangileri?...\nşu hepsinden parlak gibi!.. diyerek dostlarımızla bir sarmaş dolaş\nolmadığımız kaldı.\n\n        Ve \nışıklara boğul­muş bir Ankara Gecesinde, hiç kimse bizlere yasak­lanmış\ngökyüzünden yıldızlar çaldığımızı anlayama­dı!...\n\n \n\n \n\n \n\nMAPUSHANE DİLİYLE YILDIZLAR ÜZERİNE\n\n \n\n \n\nAh,\nyıldızlar!.. Bizlere ne kadar yakınsınız \n\nVe\nuzak!.. rüyalarda koklanmış; çiçek kadar! \n\nNe\nolur, bir vahanın tavrını takınsanız \n\nSu\nvermekle, serçeye; yalnız içecek kadar...\n\n \n\nAnalar:\n\nBurda,\nyalnız camlarda bir gölgedir\n\nDuvarları\nis kokan görüş odalarında...\n\n \n\nDuvarlar:\n\nÇığlıkları\ndoğrayan, bir cam hançer\n\nVe\nbuz gibi bir yılan, serçe yuvalarında...\n\nSahi,\nçaylar ne halde?., koğuş bardaklarında: \n\nSoğuk\nsatılsa bile yüreklerde ısınmış\n\nAsla\nkan rengi değil, bizzat sıcak kan mıdır?\n\nTavanlara,\nmusluğa, duvarlara  bulaşmış\n\nYağlı koyu\ngölgeler\n\nKaynayan\nyüreklerde terleyen Zaman mıdır?\n\n \n\nÜzerine\ncam fanus kapatılmış kelebek\n\nNe\nyapsın, çırpındıkça kanatları kırılsa? \n\nSaniyeler\nburda hep kor ateşten bir çelenk \n\nKaf\ndağını aşmaya hazır(!) demirden asa!..\n\n \n\nAh,\nyıldızlar!.. Bizlere ne kadar yakınsınız \n\nVe\nuzak... rüyalarda koklanmış çiçek kadar!..\n\n \n\nAHMET TEVFİK OZAN
Veysel Izci
1 week ago
Soluda benim saygıda beni ben anadoloyum önce insan sonra kürdüm türküm hepsi benim ben insanim ben insanim emegi ne saglık Bedirhan Gökçe kardeşim
REFİK REFO
5 months ago
Üç bölüm çekmişsin üçüncüde eksiksiz dakikası dakikasına izledim emeğine sağlık 🇹🇷🙏😘
Merve Deniz
4 months ago
İyi ki çektiniz bu videoları... Yıllardır ülkemden çooook uzaklardayım. Gelmek, görmek istediğim yerdi. Emeğine sağlık mert adam... Emeğine sağlık yiğit adam... Emeğine sağlık Bedirhan Gökçemiz.
Kınalı Keklik
10 months ago
Allah kimseyi düşürmesin adı üstünde dört duvar.
Hafife BAŞKAYA
11 months ago
Ne hayatlar , ne acılar yaşamış ve yaşıyor insanlar...\nİnsan haline binlerce şükrediyor duydukça , öğrendikçe. \nDilinize yüreğinize sağlık YÜREK İNSANI BEDİRHAN GÖKÇE 👏👏👏
Ahmet Tevfik Ozan
11 months ago
YARIM GÜNLÜK BİR SAADET\n\n \n\nBen aylarca, şu\nranzada; güneş doğunca uyurum\n\n‘‘Güneşle adam\nasmazlar!...’’ yarım günlük bir saadet!\n\nHer gece yatsıyla\ngelen, bir soğuk şey duyuyorum\n\n‘‘Abdest al,\ngüneşi bekle!...’’ böyle aylarca devam et!...\n\n  \n\nSuçum olsa,\nbiliyorum; öpmez alnımdan melekler\n\nVe gözyaşlarıma\nkonmaz o nurani kelebekler\n\nBu soğuk sessizlik\nte ne?... Ve niçin ana hasreti?\n\nNiçin adım kimse\nbilmez? Hem nereden bilecekler?!...\n\n \n\nSes de, sükut da\nburada; hep ölümü hatırlatır.\n\nGelsin ‘‘Baş üzre\nyeri var!..’’ ve fakat beklemek, bir tuhaf…\n\nYüreğini şu\ntavanın, bilmem ki, kimler kanatır?\n\nVe niçin ateş\nperdeler, göz bebeklerimde saf saf?\n\n \n\n‘‘Bir güvercin bir\nbalık nasıl masum ölürse\n\nNasıl çatlarsa bir\nnar, cennetten bir tad için\n\nGelsin Ölüm,\nYüceler Yücesi Rabbimiz’den\n\nYaşanmaz,\nanlatılmaz bir yeşil murad için!...’’\n\n \n\nBen aylarca, şu\nranzada; güneş doğunca uyurum\n\n‘‘Güneşle adam\nasmazlar!...’’ yarım günlük bir saadet!\n\nHer gece yatsıyla\ngelen, bir soğuk şey duyuyorum\n\n‘‘Abdest al,\ngüneşi bekle!...’’ böyle aylarca devam et!...
AHBA AHBA
4 months ago
Ağzına yüreğine sağlık Bedirhan usta
mutfaktaki saribez
4 months ago
Kimse senin kadar icten hissederek anlatamazdi zaten her isi ozveriyle yapiyorsun bedirhan abii harika bi adamsin .
Ahmet Tevfik Ozan
11 months ago
‘‘Güneşli bir Mayıs günü, Eyüp Dayı ile\nMüşadiye’nin duvarı dibine oturduk..Kadın gardiyanın  yanında üç-beş yaşında iki kız, sessizce\nyanımızdan geçip duvar diplerinde boy atmış çiçekleri, çiçeklerin içinde\nkaybolarak toplamaya başladı.Ben kadın gardiyanın çocukları\nzannettim...Anlattılar ki: orda doğmuş. orada büyümüşler!...’’\n\n \n\n \n\nMAYIS\nÇİÇEKLERİ \n\n \n\nSana Allah\ngünah yazmaz, Küçük Kız!...\n\nGüvercinler\nbulutları incitmez!\n\nKahbe\nhançer, kahbeliğin yapsa da\n\nBilir\ntoprak, haksız yere kan içmez!... \n\n \n\nBir karış\ngökyüzü, bir avuç Güneş..\n\nBurda,\nsevinçlerin hepsi kırıktır!\n\nVarsın\nçaylar soğuk soğuk satılsın\n\nIsıtır\nyürekler, hepsi yanıktır!...\n\n \n\nSen çiçeği\nkoparmışsın Küçük Kız!\n\nSeni kimler\nkoparmışlar, duydun mu?\n\nBaban Kur’an\nokuyorken köşede\n\nAna\nkucağında hiç uyudun mu?\n\n \n\nBakma sen\nkor olup tutuştuğuna\n\nDemir,\nanasından soğuk doğmuştur!\n\nSuçu yok\nGüneş’in, karanlıkların\n\nGüneşi\nduvarlar burdan kovmuştur!...\n\n \n\n \n\n \n\n \n\n \n\nBileğimde\nkor halinde bir demir\n\nKelepçe olsa\nda bu günah benim!\n\nGökyüzünden\nAllah için bir emir\n\nYağmadan\nçekilen bütün ‘‘Ah’’ benim!...\n\n \n\nSana Allah\ngünah yazmaz Küçük Kız,\n\nGüvercinler\nbulutları incitmez!\n\nKahbe\nhançer, kahbeliğin yapsa da\n\nBilir\ntoprak, haksız yere kan içmez!...
bilal giray
11 months ago
Hocam agzina saglik birdahaki sefere sinop ceza evini anlatırsan boyle detayli iyi olur simdiden tesekkurler
Fatih Islamoglu
1 week ago
Allah cezaevine dusurmesin\nAskerde firar ettim 13 gun diskoda yattim
ali
6 days ago
Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Mustafa Pehlivanoğlu Ruhları şad olsun minnettarız 🇹🇷
Demircioğlu
10 months ago
Erdal Erenin son mektubunu çok merak ettim be abi
Mustafa Çelik
3 days ago
Söylenecek söz yok sözün bittiği yer 😥😥😥